Her İnsan Bir Hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Her İnsan Bir Hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2014 Pazartesi

Hotel California Şarkısının Hikayesi


Merhaba,

Bugün Pazartesi, haftanın ilk günü, yoğun bir iş trafiği, üzerine birde fazla mesai.. Bu kadar olumsuzluğun üzerine arkadaşımdan günün,hatta akşamın en güzel blog hikayesi önerisi geliyor .. Akşam saat 21:30 eve dönüş için servis beklediğimiz sırada blog ve hikayeler üzerine muhabbete dalıyoruz… Hotel California ve hikayesinden bahsediyor… Bu muhteşem hikâyeyi okumam ve şarkısını ise dinlememi tavsiye ediyor… Hiç vakit kaybetmeden araştırdım ve yaz aşkı ile başlayan fakat sonu pekte istediğimiz gibi bitmeyen bu güzel hikâyeyi sizlerle paylaşmak istedim.
 
Hotel California Şarkısının Hikayesi

Hotel California şarkısını sevmeyen yoktur. 1976 da kaydedilen bu beste Don Felder, Don Henley ve Glenn Frey imzalıdır. Yandaki foto aynı adı taşıyan uzunçaların kapağıdır. Peki bu unutulmaz şarkı neyi anlatır, işte Hotel California ‘ın kısa hikayesi :

1969 yazında hikayenin kahramanı olan adam uzun bir seyahate çıkar. Ve yolu California'dan geçerken dinlenmek için Hotel California'yı bulur. Ufak sevimli bir oteldir. Sıcak bi havası vardır. Bir odaya yerleştirilir. Oteldeki ikinci gününde, odasının hemen yanındaki odada kalan kızla tanışır, arkadaş olurlar. Birlikte gezmeye başlarlar, çok fazla zaman geçmeden birbirlerine aşık olurlar ve tatili Hotel California'da birlikte geçirmeye karar verirler. Çok severler birbirlerini, bütün bir yaz hep beraberdirler. Otelin sıcak insanları, sevimliliği sadeliği onları çok etkilemiştir. Unutamayacakları bir yaz yaşarlar.

Yazın bitiminde bir karar vermek zorundalardır ayrılık için. Ve şöyle derler ' Eğer bir sene sonra birbirimizi unutmaz ve yine bu kadar çok sevecek olursak, gelecek yazın ilk gününde (tanıştıkları günü kastederek) Hotel California'da buluşacağız ' diyerek sözleşirler. O zamana kadar birbirlerini hiç aramayacaklardır. ( bu aşk bir yaz aşkımı yoksa gerçek bi aşk mı anlamak için yaparlar bunu)...

Tam bir sene geçmiştir. Adam sözleştikleri gibi bir sene sonra otelde buluşmak için yola çıkar. Tanıştıkları ilk gündür o gün. yol uzundur bitmek bilmez adam için ve sonunda California'ya varır. Otelin oraya geldiğinde kapkara bi bina bulur..otel bir gün önce yanmıştır...Hemen sevdiği kıza haber vermek ister. Onunda gelmiş olabileceğini düşünerek olması muhtemel yerlere bakar. Ancak bulamaz. Ve sonunda çok acı birşey öğrenir ve bu şarkı ortaya çıkar. Acı gerçek ne mi? Sevgilisi sürpriz yapmak için bir gün önceden otele gelmiştir. Ve çıkan yangında ölmüştür...

Gurubun üyeleri hikayeyi duyduğunda çok etkiilenir ve bunun için bişeyler yazmaya karar verirler.. daha sonrada Hotel California dediğimiz o muhteşem şarkı çıkar ... yaşanılan aşk hikayesimi daha etkileyiciydi, yoksa o aşka yazılan şarkı mı... İşte bunun kararını veremeyeceğimiz kadar güzel anlatırlar o yazı, eagles hotel california şarkısında.....


Hotel California, ile ilgili bilmemiz gerekenler ;



Hotel California, ABD'li rock müzik grubu Eagles'ın dünyada en çok tanınan şarkısıdır.

Üç ay içerisinde ABD'de 1.000.000'un üzerinde tekli plâk satışı gerçekleşince şarkı, Billboard Hot 100 listesine girdi ve Eagles'a "Altın Plak" ödülü kazandırdı. Aynı yıl şarkıya Yılın Plağı Grammy Ödülü verildi. Dünya çapında 11 milyondan fazla sattı. 2009 yılında dijital satışlarda da milyonu aşınca bu kez RIAA (Amerikan Kayıt Endüstrisi Birliği) tarafından "Platin Plâk" sertifikası ile ödüllendirildi. "Hotel California", ABD'de yayımlanan Rolling Stone dergisinin "Tüm Zamanların En İyi 500 Şarkısı" listesinde 49. sıradadır.

Bu şarkı 1976 tarihinden sonra da Eagles'ın çıkarttığı birçok albümde tekrar tekrar yer almıştır.

 Hikayeden sonra eminim ki bu muhteşem şarkıyı ve şarkının sonundaki solo Gitar dinletisini birkaç defa dinleyeceksiniz… Ben öyle yaptım J

Teşekkürler Esra ASLAN


Kaynaklar


http://hoboculture.blogspot.com.tr/

27 Mart 2014 Perşembe


Merhaba,
Blogdaki ilk yazımı,ilk hikayemi, hayatı boyunca yaşadığı sıkıntıları hiçbir zaman dert etmeyen,karşısına çıkan engeller karşısında ümidini hiçbir zaman kaybetmeyen,bıkmadan,yılmadan mücadele eden,Altın Saçlı, Mavi Gözlü Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bizlere anlatılmayan hikayesi ile başlamak istedim…

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

7 yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kaldı. Yalnız ve içine kapanık biri olarak yaşamaya oradan oraya sürüklenmeye başladı.
8 yaşında okuldan alındı ve köyde yaşadı. Zamanını tarlalarda kargaları kovalamakla geçirdi.

10 yaşında yüzü kanlar içinde kalacak şekilde yeni okulundaki hocasından dayak yedi. Ailesi onu okuldan aldı. Sinirden ve korkudan üç gün evinden çıkmadı.


17 yaşında hayalindeki okulun istediği bölümü için gerekli not ortalamasını tutturamadı.


24 yaşında tutuklandı günlerce sorguya çekildi ve 2 ay tek başına bir hücrede hapis yattı.

25 yaşında sürgüne gönderildi.
27 yaşında kendisinden bir yaş büyük meslektaşı kendisinin de üyesi bulunduğu derneğin çalışmaları ile kahraman ilan edilirken kendisi hiç önemsenmiyordu. Doğduğu şehrin merkezinde rakibi törenlerle karşılanırken o kalabalık arasında yalnız başına olanlar izliyordu.

30 yaşında kendisi başka şehirleri düşman elinden kurtarmaya çalışırken doğduğu şehir düşmanların eline geçti.

30 yaşında amiri onu kendisinden uzaklaştırmak için başka göreve atanmasını sağladı. Yeni görevinde fiilen işsiz bırakıldı. Aylarca boş kaldı.

37 yaşında böbrek hastalığından Viyana’da 2 ay hasta ve yalnız halde yattı.

37 yaşında komutan olarak yeni atandığı ordu dağıtıldı.
38 yaşında Savunma Bakanı tarafından görevinden atıldı.

38 yaşında bir toplantıda giyebileceği bir tek sivil elbisesi bile yoktu ve başkasından bir redingot ödünç aldı. Ayrıca cebinde sadece 80 lirası vardı.

38 yaşında kendisi için tutuklama kararı çıkarıldı.

38 yaşında en yakın beş arkadaşından üçü onun Kongre temsil heyetine üye olmaması için oy kullandı.
39 yaşında idam cezasına çarptırıldı.

Sonra ne mi oldu?


42 yaşında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı oldu!